Bilgi Akışı

Başarısızlık Hakkı

Başarısızlık Hakkı

     Merhaba sevgili arkadaşım, sanırım tarih boyunca insanlığın kendisini en fazla sınadığı dönemden geçiyoruz. Devamlı kendi içimizde “başarılı olmak zorundayız, herkes başarılı biz de başarılı olmalıyız.”, gibi bir dayatma içerisindeyiz. İşte böyle bir zamanda ben farklı bir şey söylemek istiyorum sana. Başarı noktasında hevesimiz, motivasyonumuz olması gerektiği gibi, bir başarısızlık hakkımız olduğunu da düşünüyorum. Bu yazıda sizlere başarısızlık hakkımızdan bahsedeceğim…

 

PUTLAŞTIRILMIŞ BAŞARI

     Başarılı olmak konusu bence günümüzde putlaştırılmış durumda ve bu başarılı olmak efsanesinin bir de putları var. Modern dünyanın, batı dünyasının bize dayattığı internet ortamında, video ortamında, her yerde karşımıza çıkan kahramanları var. Örneğin; Amazon’un kurucusu Jeff BEZOS, Elon MUSK, Steve JOBS gibi isimler öyle bir dayatılıyor ki bize…  “ Steve JOBS gibi başarılı olmanın 10 sırrı”,  “Jeff BEZOS gibi hayata farklı bakabilmenin 15 sırrı.” Yalnız biz sadece onların bize gösterdikleri kadarıyla görüyoruz. Bu insanların milyar dolarları var, bu insanlar ciddi reklam ajanslarıyla çalışıyor. Yani bu insanların kurdukları bir cümle, basında paylaşılan bir noktası muhtemelen büyük filtrelerden geçilip önümüze sunuluyor.

    Onlar bize ne sunmak istiyorlarsa biz onları öğreniyoruz. Çünkü bizim onları başarılı görmemiz, onların işine geliyor. Biz kendi içimize bakıp diyoruz ki “onlar gibi olmalıyım.” Ama işin aslı öyle değil. Belki de arka planda görmediğimiz neler var, ne gizli anlaşmalar var ? Örneğin Steve JOBS’un geçmişine baktığımız zaman; yola çıktığı, Apple’ı kurduğu ortağını dolandırdığını görüyoruz yolun en başında. Daha yolun en başında üç, beş bin dolar için bunu yapan bir insan, sonrasında milyon dolarlar için ne yapacak hiç düşündün mü ? Bakıyoruz ki üniversiteyi yarıda bırakmış, şunu yapmış, bunu yapmış… Bizler sadece ön planda bize dayatılan üç, beş başarılı insanı görüyoruz. Peki arka planda gözümüzle görünmeyen milyonlarca başarısız insan… İşte bu noktada bize dayatılan başarı putlaşmasını gözden geçirmelisin sevgili arkadaşım. Hiçbir zaman işler görüldüğü gibi değil, bunu asla unutma.

 

BAŞARISIZLIĞIN SUÇLUSU BİZ MİYİZ ?

     İçimizde bir yerlerde bir işlemci olduğunu var sayalım. Bütün sistem her zaman oradan kontrol ediliyor ve bu sistem çok hassas. Eğer ki ona bir zarar gelirse; hayatımızın bütün alanı, ruh halimizin bütün hepsi etkileniyor. İşlemcinin olduğu yeri ana kişiliğimiz olarak düşünelim ve sonrasında hayatta bazı girişimlerimiz olacak, bazı çabalarımız olacak. Bunun için ortaya bir çaba koyuyoruz. Sonrasında eğer ki bu çaba tutmazsa, amacımıza ulaşamazsak başarısız olmayı ana işlemciye bağlıyoruz ve böyle bir durumda, insan kendi kişiliğinden büyük tavizler veriyor. “Başarısızsam aptalım! Başarısızsam yetersizim!” burada yapmış olduğumuz şey; başarısızlığımızı kişiliğimizle, yani işlemcimiz ile bağlamamızdır. Ama başarısızlık dışarıda bir yerlerde, işlemciye kesinlikle temas etmemesi gereken bir şeydir.

     Eğer ki tembel değilsen ve çaba veriyorsan, ortaya bir başarı çıkmıyorsa, bunun kişiliğin ile hiçbir alakası yoktur. Başarısız olmanın bir çok sebebi olabilir, en basitinden zamanı gelmemiş olabilir mesela. Bu yüzde başarısızlığı kesinlikle kişiliğine bağlamaman lazım, çünkü sen sana lazımsın. Eğer sen her başarısızlığını kendi işlemcine (kişiliğine) bağlarsan işlemcin hasar görecek ve sonrasında sen bu durumdan ciddi anlamda hasar gördüğün için yoluna devam etmekte, sağlıklı ruh haline sahip olmakta zorlanacaksın.

 

 

BELKİ DE ZAMANI GELMEMİŞTİR

Eğer ki bir şey için çok uğraşıyorsak, o uğraşımızdan eminsek  ve buna rağmen başarısız olduysak, belki de bu işin zamanı gelmemiştir. Zaman dediğimiz olay o kadar önemli bir mevzu ki. Çünkü, ne yaparsan yap bazı şeylerin içinde olgunlaşması lazım, bazı şartların olgunlaşması lazım. Onlar olgunlaşmayınca sen, dünyayı ortaya koysan da o süreç ortaya çıkmayabiliyor, gerçekleşmeyebiliyor. Yeterince çaba gösterdiğini düşünüyorsan, ortaya koyduğunu düşünüyorsan kendini ve sonuç olumsuzsa, başarısızsan şunu söyleyebilirsin kendine  “belki de zamanı gelmemiştir..”

 

 

BAŞARISIZLIĞA HAKKIN YOK MU ?

Başarısızlığa hakkın yok mu ? Bugüne kadar bir sürü konuda çaba gösterdin. Belki minik, belki büyük başarıların var ve şuan da başarısız oldun. Buna hakkın yok mu sence ? Bu kadar da mı şu dünyada emeğin, gücün, hatırın yok ? Kendin için mi bu kadar hatırın yok ? Sana verilen tüm işleri başarıyla tamamlayıp, sadece bir işi başaramadığın için seni dışlayan, işten kovan bir patronla çalıştığını düşünmeni istiyorum. Kulağa garip geliyor değil mi ? Oysa tüm işeri yaptın ve sadece bir hata yüzünden dışlandın. Yaptığın tüm doğrular bir yanlış yüzünden silindi. Peki neden bunu da kendine yapıyorsun ? Hayatındaki başarılarının içinde, başarısızlık yapmaya da hakkın yok mu ? Bazen işler ters gider, bazen motivasyonun düşüktür, bazen canın istemez ve olmaz. İnsansın ve insanlık hallerin değişebilir. Bazen çok güçlü, her şeyi yapabilecek gibi hissedersin, bazen de adın atmaya mecalin olmaz. Bu senin aptal, yetersiz ya da sorunlu olduğunu göstermez. Başarısız olabilirsin, hata da yapabilirsin sorun değil.

 

 

BAŞARISIZLIKTAN KORKMA!

Aman hata yapmamalıyım, aman başarısız olmamalıyım diye korkarsan; çok zeki bir insan da olsan, efsanevi fikirlerin bile olsa, korkun göstermen gereken potansiyelinin onda birini bile gösterememene sebep olur. Ama bir taraftan da rahat olsan, kendine bu noktada da şefkat göstersen, çünkü hayatta bazı noktalarda ne yaparsan yap başarısız olacaksın. Bunu bir kişilik krizine çevirmediğin zaman, hayat senin için daha kolay olacak ve daha az yıpranacaksın ve sonrasında gerçekten amacın bir yerde başarılı olmak ise, o zaten kendiliğinden sana gelecek. Senin çaba göstermen yeterli bence.

 

Başarısızlığa şefkat göster ki başarıya cesaretin olsun.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu